Savaş

mandariniid

Mandariniid (2013)

Abazalar ile Gürcüler arasında çıkan iç savaş sırasında ülkelerine göçmek zorunda kalan Estonyalılardan geriye sadece birkaç yaşlı amca kalır. Mandalina yetiştirip satmaya çalışan insanların iki tarafa da hiçbir garezleri yoktur. Savaşanlara öğretecekleri çok şey vardır.

Bu filmi seyretmedimBu filmi seyrettim

IMDB

Tangerines (2013)
Tangerines poster Rating: 8.5/10 (2,795 votes)
Director: Zaza Urushadze
Writer: Zaza Urushadze
Stars: Misha Meskhi, Giorgi Nakashidze, Elmo Nüganen, Raivo Trass
Runtime: 87 min
Rated: N/A
Genre: Drama, War
Released: 17 Oct 2013
Plot: War in Abkhazia 1990. An Estonian man Ivo has stayed behind to harvest his crops of tangerines. In a bloody conflict at his door, a wounded man is left behind, and Ivo is forced to take him in.

Hedef Kitle

Etiketler

Barış , Savaş , İnsan , Hümanizm , Sevgi , Yalnızlık , Irkçılık

Detay

  • İnsanlarla kurduğunuz ilişki ırklar üzerinden ilerlemiyorsa , her şeyden önce insan algısından yola çıkmışsanız film sizde güzel bir tat bırakabilir.
  • Zorunlu göç size korkutucu ve iç karartıcı geliyorsa , yaşadığı yere sımsıkı bağlı olmak kavramına yabancı değilseniz az çok duygulanabilirsiniz.
  • Savaşı anlamakta güçlük çekiyor ve ölümüne barış taraftarıysanız sizin çoğu şey hoşunuza gidebilir.
  • Çok fazla zamanım yok , mesajı kısa vadede alacağım bir film olsun anlayışındaysanız seksen dakikalık bu film güzel bir tercih olabilir.
  • Doğup büyüdüğünüz yer huzurun kapı komşusu iken bir gün huzur nerededir diye sorulduğunda kilometrelerce ötenin tarifi ile karşılaştıysanız yaşantınızdan kesitler bulabilirsiniz.

Fragman

Sık Sorulan Sorular
Burası filmle ilgili akla takılan “ya neden neden” deyip kafayı yiyebilmeye kadar götürecek sorulara adanmıştır.Filmi seyretmeyenlerin okuması bir faciaya yol açabilir.

Savaş şu şekilde başlıyor. Dağılan Sovyetler birliği ile beraber Gürcistan bağımsızlığını ilan edip Abhazya da Gürcistan bağımsızsa biz de bağımsızız diyince Gürcistan askeri birlikleri Abhazya’ya girip yönetimi devralıyor. Bundan 1 yıl sonra Abhazya’da ayaklanıp Gürcistan’a karşı savaş açıyor. Şimdiki Abhazya’nın başkenti olan Sohum’u ele geçiriyorlar. Binlerce insan hayatını kaybediyor ve 250.000 den fazla Gürcü de göçe zorlanıyor. Filmimizin kahramanları Margus ve İvo’nun tanıdıkları Estonya’lılar onlar da memleketine gitmek zorunda kalıyorlar. Ahmed’ten dolayı Abhazya halkı Çeçen midir nedir sorusu gelebilir. Hayır öyle değil , Viki’den aldığımız bilgiye göre Abhazya’nın o zamanlar tek müttefiki Kafkas halkları konfederasyonu imiş. Ve bu topluluğun içinde Çeçenler de var. Daha detaylı bilgi için vikiye bir göz atabilirsiniz.

İvo bir marangoz. Belki yetmişinde belki daha fazla. Yaşarken tanık olduğu bütün olaylar yani o tüm anılar iyi kötü hepsi o çevrede cereyan etmiş. Savaş onun için birbirini hiç tanımamış birbirlerine hiç şans vermemiş insanların birbirini öldürmek istemesi. Birisini sırf o ırktan diye öldürmek. Adını bilmediğin bir insanın hayatına son vermek. İvo için savaş bundan fazlası değil . Bu yüzden evine herkesi misafir edebiliyor. Herkese yardım edebiliyor. Savaşanlarla bu şekilde savaşıyor. Dışarıdan böyle görünüyor ama onun normal hali bu.

Çeçen ile Gürcü’nün ilişkileri birbirlerinden nefret etmeleriye başlıyor. Zaten farklı bir şey de beklemiyoruz. Ama tanıdıkça , beraber aynı sofraya oturunca “ya bu da insanmış” demişlerdir içlerinden her ikisi de. Ki öyle ki , Gürcü Çeçen için kendini tehlikeye atıyor filmimizin sonunda. Çeçen Gürcü ile bir olup Abhazyalılara karşı savaşıyor bu sefer. Orada bir küçük ayrıntı da var. Ahmed “ben Çeçenim sizin için çatışmaya geldim o da bana yardım etti diyor” ve başka bir açıklamaya da gerek duymuyor. Ama Abhazyalı komutan bu dediklerine inanmıyor. O an ona da saçma geliyor her şey. Savaşmak için geldiği yerin komutanı kendisini tanımıyor. İspatlamak durumunda kalıyor. Hiç bu zahmete girmiyor o da. Tabi olan Margus’a oluyor.

İvo ve Ahmed Margus’u mandalina bahçesine gömüyor. Ama Gürcü’yü “hayır buraya değil onu başka yere gömelim” dediğinde, herhangi başka bir yer gibi algılıyoruz. Ama o gidip oğlunun yanına gömüyor. Oğlu da savaşa gitmiş. Savaşa giden insanların birbirinden farkı yok mesajı alıyoruz İvo’dan. Çevremde bunu yapabilecek insan eminim yok.

Ahmed’in yolda giderken Nika’nın kaseti dinlemeye başlaması karşımızdaki insandan ya da toplumdan nefret etmeden onu anlamaya dinlemeye başladığımızda güzel şeylere sahip olacağımızın bir göstergesi. Ahmed , İvo’dan çok sağlam şeyler kaptı. Ahmed’i kolay kolay savaşa sokamazsınız. Çok sıradışı bir şey olması lazım.

Boş ya da okul eğitimi boyunca milliyetçilikle donatılmış gereksiz yere nefret öğretilmiş beyinleri kullanmak her daim kolaydır.

More from Savaş

Sarhoş Atlar Zamanı (2000)

sarhos_atlar_zamani_sineptik

Irak sınırına yakın bir köyde normal şartlarda yaşıtlarıyla oynaması gereken küçücük çocuklar  her gün Irak’a geçip çeşitli işler yaparak hayata tutunmaya çalışırlar. Olanakların yetersiz olduğu böylesi bir ortamda bahsi geçen ailenin bir ferdinin de acil bir şekilde ameliyat olması gerekmektedir. … Detay

Incendies (2010)

incendies_sineptik

Naval Marvan’ın hikayesi…Üzerine Ortadoğu gerçeği…Yetmediği gibi ek olarak D. Villeneuve vuruculuğu…İzlenesi, izlettirilesi ancak peşinen sindiriminin de zor belki imkansız olduğu konusunda bilgilendirilesi yapımdır. Ek bir cümle dahi içerik içerebileceği için özet olayına fazla giremiyoruz. Rast gele… Detay

Ay Carmela! (1990)

Ay_Carmela_sineptik

İkinci dünya savaşı öncesi  İspanya’daki iç savaş sırasında bir tiyatro ekibi, faşist Franco’ya karşı savaşan cumhuriyetçilere moral olsun diye tabi önce yaptıkları işi sevdiklerinden , çeşitli oyunlar düzenlerler. Kaldıkları yerde yaşam zorlaşınca   yola düşen bu yaşam dolu insanlar sakin … Detay