Bana-Masal-Anlatma

Bana Masal Anlatma (2015)

Minibüs şoförlüğü yapan Rıza , annesi ile Suriçi’nde yaşarken çocukken babasından dinlediği masalın prensesi ile bulur kendini birdenbire. Güzel, kahramanını arar , Rıza, sevdiği kızı. Evlerini yıkıp  yerine para getirecek birtakım şeyler dikmeye çalışan adamlarla, mahalleli ve Rıza çeşitli maceralara girerler.

Bu filmi seyretmedimBu filmi seyrettim

IMDB

Bana Masal Anlatma (2015)
Bana Masal Anlatma poster Rating: N/A/10 (N/A votes)
Director: Burak Aksak
Writer: Burak Aksak
Stars: Hande Dogandemir, Cengiz Bozkurt, Fatih Artman, Erdal Tosun
Runtime: N/A
Rated: N/A
Genre: Comedy
Released: N/A
Plot: Riza is a minibus driver universally loved by the folk of Surici, the neighborhood of of IStanbul where he was born and raised. Ayperi on the other hand is the outsider who will turn Riza's...

Hedef Kitle

Etiketler

Yalnızlık , Sevgi , Umut , Yaşam , Sürreal , Heyecan , Kahkaha

Detay

  • Leyla ile Mecnun’u özlediyseniz , kimi karakterlerden özellikle Erdal Bakkal’dan ve o absürd hikaye anlayışından esintiler bulabilirsiniz.
  • Behzat ç. ‘ de Harun’un Eda ile kurduğu dialoglar ne güzeldi değil mi? O zaman iyi vakit geçirebilirsiniz.
  • Sürreal’e karşı duran “her şey gerçek olmalı arkadaş , tamam arkada bir hikaye var ama ben yine de konsantre olamıyorum, normalde hiç olamayacak bir şey olduğunda” mı dersiniz dost sohbetlerinde ? Öyleyse bu film sizin renginizi yansıtmayabilir.
  • Belli bir yaşa gelmişseniz, yalnızlığın bunalım olduğu yaşlar hani ve hoşlandığınız kişiye bırakın açılmayı , tanışmak koca bir mesele ise “aslında başlasak bir yerden , çok eğleneceğiz” gibi düşüncelerle umutlara sığınmışlığınız varsa , ama her seferinde baştan sona girdapsa , tüm bunu eğlenceli bir şekilde seyretme imkanınız olabilir.
  • Kusur sahibi doğal karakterleri, komedi kurgusunda izlemeyi seviyorsanız film ilginizi çekebilir.

Fragman

Sık Sorulan Sorular
Burası filmle ilgili akla takılan “ya neden neden” deyip kafayı yiyebilmeye kadar götürecek sorulara adanmıştır.Filmi seyretmeyenlerin okuması bir faciaya yol açabilir.

Evet bence de film bitmedi. Sanırım bir seri yapılacak. Ya da en azından bir ikincisi yapılacak. Çünkü Nebahat ile Jilet’in hikayesi tekrar baştan geçmişiyle birlikte başlıyor. Ezgi ne yaptı , sadece röportaj yaptı geri mi çekildi? Hakikaten nişanlısı var mıydı? Bana sorarsanız öyle bir şey yoktu. Tamam hikayenin sonunda kavuştular ama evi kurtarabildiler mi acaba? Yani devamının gelmesi için çok neden var.

İtici gelen , oynuyormuş hissiyatını veren tek oyuncu Yaşar karakteri oldu. Konuşmalarından , mimiklerinden o an kendini filmin içindeymiş gibi hissediyor insan. Sürekli benim farkındalık yaşamama neden oldu. Başka birisi olsaymış gerçekten çok iyi olurmuş.

Nebahat ile Jilet’in yaşadıkları aşkın büyük olduğunu birileri büyük diyor diye biz de öyle düşündük. Belki de aşkın nasıl başladığı nasıl tutkulu hale geldiği devam filminde verilecek ama bu filmde de biraz çıtlatılabilirdi. Çünkü tam yeriydi. Merakımız artardı sonrası için. Yaşananlar belli olmayınca Jilet ile Nebahat’in sözleri insanı haliyle etkilemiyor. Jilet sonra neden topal oldu? Sanırım düğüm de burada çözülecek. Bunu bu filmden anlamamız çok zor.

Bu arada fragman beni çok güldürmedi. Gülemeyeceğim hayal kırıklığı olacak galiba diyerek gittim filme. Yanılmış olmak beni sevindirdi. Ama ben hala fragmanın doğru sahnelerden elde edilerek oluşturulmadığını düşünüyorum.

Rıza’nın kızla konuştum diyip “minibüsdeki ücretini ödemeyen var mı” dan bahsetmesi kahkahayı attırdı elbet. Daha sonra kızın gelmesi ona “Merhaba” demesi ardından yapılan cenaze merasimi gerçekten yaratıcıydı. Ufuk açan şeyler bunlar. Rıza aynı zamanda Behzat ç. deki Harun karakterine de çok benziyordu. Bir yandan da o özlemimizi gidermiş olduk. Ayperi’ye yaptığı o “sen de dünyayı öğrendin kimi yanında olacağını öğrendin” konuşması, Harun’un Eda’ya olan isyanını hatırlattı. Güzel diziydi be. İzleyince iyi bir şey yapmış gibi hissediyorduk. Mutlu oluyorduk.

Erdal Bakkal karakteri de oradaydı evet. Leyla ile Mecnun’daki gibi pislik bir adam değildi ama hal ve hareketleri onu çok andırıyordu.

Rıza’nın

-Ya kız ölü mü diri mi belli değil yatır gibi kız

demesine

Nafi’inin hiç beklemediğimiz bir şekilde

-acuk da biz de yatsın

diyince sinema salonunu inlettik evet.

Ve Haktan karakterinin (Sadi Celil Cengiz) Rıza daha kıza açılmamışken ya sana kız mı yok diye başlayıp uzun uzadıya tesellisi , biz bunu çalışmıştık Kubilay’la demesi bir başka güzelliğiydi filmin.

Burak Aksak kafasından daha çok komedi çıkacağa benziyor. Kendini tekrarlamayan espirilerle yoluna devam ediyor ya da tekrarlıyorsa da farkında değiliz. Gülüyoruz biz.

İki de bir,

“Gökdelenler de şehirlerin mezar taşı.”

diyebileceğimiz sevgilerle kalın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*