La-vie-dAdèle_sineptik

La vie d’Adèle (2013)

Adele ; lise çağında , güzel, tutku dolu bir kızdır. Cinselliğin daha yeni başladığı , yani hormonların yavaş yavaş vurduğu bu yıllarda ,heyecan duyduğu şeyin karşı cinste olduğu konusunda şüpheleri vardır. Hal böyle olunca toplumun ona yüklediği misyonla değil de duygularıyla hareket edeceği bir süreç de beraberinde gelir. Çünkü bu kız da diğer tüm insanlar gibi mutlu olmak ister.

Bu filmi seyretmedimBu filmi seyrettim

IMDB

Blue Is the Warmest Color (2013)
Blue Is the Warmest Color poster Rating: 7.9/10 (50,051 votes)
Director: Abdellatif Kechiche
Writer: Abdellatif Kechiche (scenario, adaptation and dialogue), Ghalia Lacroix (scenario, adaptation and dialogue), Julie Maroh (adapted from: the comic book "Le Bleu est une couleur chaude" by)
Stars: Léa Seydoux, Adèle Exarchopoulos, Salim Kechiouche, Aurélien Recoing
Runtime: 179 min
Rated: NC-17
Genre: Drama, Romance
Released: 09 Oct 2013
Plot: Adele's life is changed when she meets Emma, a young woman with blue hair, who will allow her to discover desire, to assert herself as a woman and as an adult. In front of others, Adele grows, seeks herself, loses herself and ultimately finds herself through love and loss.

Hedef Kitle

Etiketler

Kadın, Keşif , Lezbiyen , Aşk , Seks , His , Sırıtmak , Mavi

Detay

  • Cannes’dan Altın Palmiye ile dönen film bir sürü  diğer yerlerden de çeşitli ödüller aldı. Ödül sizi tek başına etkileyen bir kriterse o zaman sizin başka sebebe ihtiyacınız yok.
  • “Ya bu lezbiyenlerin olayı nedir. Nasıl oluyor yani.Çok merak ediyorum” diyorsanız size özel film çekmişler.
  • “Yıllardır içimden geldiği gibi yaşamak istiyorum ama şu an yaşıyor muyum yaşamıyor muyum pek anlamıyorum” diyorsanız siz izleseniz bir yardımı olabilir.
  • Seyrettiğiniz filmlerde aşk inandırıcı gelmiyorsa çoğu yapmacık ve samimiyetten uzaksa sizce , bu sorunu aşmak için bu filmi deneyebilirsiniz.
  • Filmin müziklerinde Lykke Lee-Follow Rivers , Aventura -Mi Corazoncito , El Timba Hermano gibi şarkılar mevcut. Kimi zaman dans ile birleştiği yerler sizi filme çekebilir.
  • Filmin süresi 3 saat. Ama aşk ile geçirdiğiniz bir üç saat içinde olduğunuzu düşünün , “ya saat ne zaman 5 oldu” dediğinizi hatırladınız mı? Hiç böyle ya da buna yakın bir şey olmadı mı? O halde siz de filmlerde yaşamaya devam edebilirsiniz böyle şeyleri.

Fragman

Sık Sorulan Sorular
Burası filmle ilgili akla takılan “ya neden neden” deyip kafayı yiyebilmeye kadar götürecek sorulara adanmıştır.Filmi seyretmeyenlerin okuması bir faciaya yol açabilir.

Baz alacağımız iki karakter var. Adele ve Emma.
Adele ‘ nin filmin başlangıcında seks tercihini henüz bilmiyoruz. Arkadaşları kantinde konuşurken bir elemanı işaret edip “bak işte sana dönüp dönüp bakıyor” dediklerinde yüz ifadesinden bunu çok umursamadığını anlıyoruz. Ama hani “ya bu kimmiş” diyip merak bile etmiyor. Karşı cins ise tercihin, sevmesen bile en azından merak edip bakarsın. Bunu şöyle düşünebiliriz. Heteroseksüelsiniz, erkeksiniz. Bir erkek senden hoşlanıyormuş “bak bak sana bakıyor” deseler size. Bakar mısınız ? Bambaşka tepkiler verirsiniz evet biliyorum. İşte Adele’yi de ne istediğini bilmeyen ama o an bir şey hissetmediğinin de farkında biri olarak tanıyoruz.

Sonra aynı eleman otobüste Adele’nin yanına oturuyor , oradan buradan muhabet açmaya çalışıyor. Derken beraber takılmaya başlıyorlar. Adele hala ne hissettiğinden emin değil , ama hani normali bu diye bunu yapıyor. Biraz yakınlaşırsak belki bir şey hissederim düşüncesinde. Beraber bir şeyler yiyorlar. Kitaplardan bahsediyorlar. Eleman da hiç kitap okumamış , zaten geriden başladığı bir yarışa eksi ile devam ediyor. Sinemaya gidiyorlar. Orada öpüşüyorlar. Böyle,bir şeyler  sizce de çok hızlı gitmiyor mu ? Neyse buranın üstünde durmayacağım. İlişkiler konusunda Avrupa’yı baz alacağım. Öpüşme kısa sürüyor. Ama tatmin olmuyor Adele. Eksik bir şeyler var. Eve gelip o mavi saçlı kızı düşünüp mastürbasyon yapıyor. Evet bundan tat alabiliyor.

Eleman “hayır bende mi sorun var beni neden umursamıyorsun” dediğinde onu öpmeye başlıyor. Belki o mastürbasyon kafasından kurtulurum düşüncesi olabilir bu. Toplumun kabul ettiği biçimde hayata devam isteği de olabilir. Sevişiyorlar. Bir şeyler hissediyor. Ama tam olması gerektiği gibi değil. Hayalindeki o fanteziden çok uzak. Fransızca dersinden sıkılan kızla öpüşmesi , elemanla yaptığı koca bir seksten daha fazla iz bıraktı. Evet taşlar şimdi yerine oturmaya başladı. Adele’nin cinsel tercihini artık o da biz de biliyoruz.

Peki o “Mavi” ‘ ye nasıl kavuşacak bu kız. Aslında şu an aradığı o mavi kız da değil. Daha çok bir kız arıyor. Böyle öpüşüp koklaşabileceği. Ha mavi saçlı kız çıkar karşısına bomba olur. Nitekim çıkıyor da , buradaki tesadüfü normalde kafaya takmamız gerekiyor. Ama lezbiyen barlarının aman aman çok olmadığını düşünürseniz bu kızı orada görebilme olasılığını yükselttiği için bu biraz tatmin ediyor. Hadi gelin bunu sorun etmeyelim.
Bizim kız açısından başarılı geçiyor. En hoşlandığı kız, görünce bir alevlenme yaşadığı hatta üstüne mastürbasyon yaptığı kızla karşılaşıp ona okulunu söylüyor. Bir nevi bağlıyor onu.

Harbi liseli bu kız. Yüz halleri böyle aptal gibi gülümseyerek ona manalı manalı bakması. Aşık işte diğer tüm ergen aşıklar gibi. Onunlayken onun daha çok dudaklarına bakıyor. “Ne zaman olacak bu” diyor sabırsızlanıyor ? En son olacak gibi oluyor ama yok , yanaktan öpüyor Emma onu.

Tekrar buluşmalarında sırıtmalar devam ediyor. Adele’de onu ilk gördüğünden beridir var olan his Emma’ya da geçmiş durumda.Çekim başlıyor. İkisi de artık “öpüşme zamanı” diyor. Arkasından birbirlerini dokunmanın yasağı kalkmışçasına dokunmaya başlıyorlar. Çok az zaman kalmış birazdan bir yerlere yetişecekler gibi. İşte burada yüksek dozaj şehvete tanık oluyoruz. Bu hayvani içgüdü çerçevesinde gerçekleşen eylem bize ortada aşk olduğunu da göstermekte. Kimileri bu bir hoşlanma diyebilir. Aşkı da hoşlandığın kişiye bağlanma olarak tanımlarsak bağlanma sanırım şu an pekişti.

Birbirlerine bu şekilde ihtiras duyan bu gençler artık birlikte daha fazla zaman geçirmeye başlıyorlar. Sürekli sevişemezler ki.Beraber yaşadıkları evde parti veriyorlar. Verilen partide Emma her ne kadar Adele’ye teşekkür etse de Adele onu kendisine karşı mesafeli görüyor. Yeni tanıştığı adamla makarna hakkında konuşurken bir yandan da Emma’yı takip ediyor. “O hamile bayanla bir ilişkisi mi var acaba” diye düşünüyor. Evet o an sadece bunu aklından geçiriyor. O yüzden de elemanı çok dinleyemiyor. Zaten hamile kadın da eskiden onun sevgilisiymiş. Şüphesine biraz daha eklendi şimdi. Kurt kemirmeye başlıyor. E haliyle de Emma’nın bıraktığı mesajda o hamile kızla çalışacağını söylemesi karanlığın içindeki ay ışığını da karartıyor. Aralarında kültür olarak bir paylaşım yok , ilişkilerinin büyük bir yüzdesini seks oluşturuyor. Emma nın çizdiği resimlere Adele sanatsal yorumlar getiremiyor. İlişkiden sevişme çıktığında da Adele bir boşluğa düşüyor. Ve arkadaşlarının yanına dansa gidiyor. Kendisi de belirtiyor “yalnız hissettim” diyor. Sonuçta bu kız liseli , öyle uzun uzun düşünecek , “ya ben aldatıyorum” ama diyecek seviyesi çok düşük. Kendini yalnız hissediyordu , öpülmek yalnızlığını giderdi , hepsi bu. Hiç karışık değil. Anı yaşadı yani.

Gelelim Emma’nın Adele’yi kovmasına , Emma’nın gözlerinde şüpheden çok kararlılık ve nefret var. “Neden yalan söylüyorsun” diyor? Adele’nin yalan söylediğinden o kadar emin ki. Hala yalan söylediğini kabullenmeyip yalana devam etmesinden rahatsız. Siniri gittikçe artıyor. Onun başkasıyla yatması değil asıl sorun , yanıp tutuştuğu kişinin ona doğruyu bir türlü söylememesi. Adele’nin itirafından önce kovuyor zaten Emma onu. Burada Adele’nin itirafı da önemli.2 ya da 3 kez yattım onunla hatırlamıyorum diyor. Onun için önemsiz bu , boşlukta olduğunda yaptığı bir şeydi. Onu aldatmış gibi düşünmüyor. Bedenin ihtiyaçlarını giderdi. Bunu da Emma’ya söyleyip süregelen güzel birlikteliği niye baltalasındı ki. Ama aldatılan için ne yazık ki bu kadar kolay değil. Kapının öbür tarafından bu tarafa geçmesi hiç kolay değil artık. Tamir edilmesi zor kırıklar oluştu bi kere bünyede. Anı yaşamanıza engel olduğu gibi derinde bir his tüm bunları geri plana atıp o eski günlerin mutluluğunu devam ettirip yaşamayı engeller. Bunu kafe sahnesinde bariz görmekteyiz. Adele’yi zaten biliyoruz. Denize girip maviliğin içinde maviliğe bakarak, bize duyduğu özlemin şiddeti anlatmış oldu. Bir nevi  canlandırmaydı. Ama geçmişinin oluşturduğu yargıları bir türlü geçemeyen Emma , şehvetli bir şekilde arzulasa da Adele’yi , beraberliğe evet diyemiyor. “Seni sevmiyorum” diyebiliyor. Belki aralarındaki tek ilişkinin cinsellikten ibaret olduğunu anlıyor. Geleceğinde taşıyacığı duygulara ortak olabilecek birisi daha mantıklı geldiği için Adele ile hiç ilgilenmeyip partide konuştuğu kızla hayatına devam etme kararı alıyor. Aldatmasa da uzun sürmezdi bu ilişki.

Sergi sırasında Adele ile konuşan önceden oyuncu şimdi gayrimenkulcu olan adam kaybetmeye mahkum. “New York’a gittin mi?” , “Emma ile hala görüşüyor musunuz?” Hep böyle soğukkanlı olacağım diye abuk sabuk sorular. “Bir yerde bir şeyler içelim mi burası kastı” desen olurdu lan!

Sonuçta öyle ya da böyle seks bir insanı cezbettiği zamandan  bu yana  doğal bir ihtiyaç. Canım çikolata çekti demek ile sevdiğim hoşuma giden biri ile sevişesim var arasında bir fark yok. Ama 21.yy’da göze sokulan bir fark yaratıldığı için ne kadar da ne kadar güzel şeyleri ıskalarız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*