Tag Archives: Baba

Boyhood_Sineptik

Boyhood (2014 )

Film Richard Linklater’in 12 yılda çektiği, boşanmış bir çiftin çocukları olan Mason ve Samantha’nın yaşamlarına ayna tutuyor. Odak noktası Mason karakteri olan filmde, karakterin büyürken yaşadıkları, aile ilişkisinin yanı sıra, yaş almanın nasıl bir şey olduğu gerçek zamanla anlatılıyor.

Bu filmi seyretmedimBu filmi seyrettim

IMDB

Boyhood (2014)
Boyhood poster Rating: 8.7/10 (36,704 votes)
Director: Richard Linklater
Writer: Richard Linklater
Stars: Ellar Coltrane, Patricia Arquette, Elijah Smith, Lorelei Linklater
Runtime: 165 min
Rated: R
Genre: Drama
Released: 15 Aug 2014
Plot: The life of a young man, Mason, from age 5 to age 18.

Hedef Kitle

Etiketler

İlişki, Çocukluk, Kardeşlik, Evlilik, Anne, Baba, Gençlik, Film ekimi

Detay

  • Ingmar Bergman’ın –bir evlilikten manzaralar filminden sonra, Saraband filmini, aynı oyuncularla devam filmi olarak çekmesine hayran kaldıysanız,
  • 12 yılda bir film nasıl çekilir bunu görmek ilginizi çekecekse,
  • Anne baba ilişkisinin yaşamlar üzerindeki etkisini izlemek isterseniz,
  • Derdi olan bir filmi, çocukların gözünden izlemek sizi heyecanlandırıyorsa,
  • Çocuk sahibi olan bir kadının kendini arayışını gözlemlemek isterseniz bu filmi sevebilirsiniz.

Fragman

Sık Sorulan Sorular
Burası filmle ilgili akla takılan “ya neden neden” deyip kafayı yiyebilmeye kadar götürecek sorulara adanmıştır.Filmi seyretmeyenlerin okuması bir faciaya yol açabilir.

Film Coldplay’in içe dokunan, uzaklara baktırıp, hafifçe gülümseten şarkılarından biri olan Yellow ile açılır. ‘’Look at the stars, look how they shine for you’’ eşliğinde çimenler üzerinde yatan Mason’la tanışırız. Evrensel güzellik kavramı sebebiyle, neredeyse herkesin çok güzel, çok tatlı diyebileceği bir çocuktur. Kız kardeşi, annesi ve annesinin sevgilisiyle birlikte yaşarlar. Fakat ilişkisinde dikiş tutturamayan annesi, bir gün sabah kahvaltısında, uzağa taşınacaklarını, yeni bir hayatları olacağını söyler. Ve yeni hayatları başlar.

Aslında yeni dediğimiz şey, birçok demode şey barındırır içinde. Yeni odaya götürdüğün eski eşyalarınsa eğer, durum; anılara karışıp, biraz hüzünlü hissettirebilir zihni. Eski aşklar böyledir, eski plaklar da.

Çocukların babalarıyla olan ilişkisinde yorumlanabilecek belli başlı çıkarımlar fazla yoktur. Ayrılmış, parçalanmış bir aileden ziyade, göze hep güzel görünen ‘’iki ev’’, ‘’iki farklı hayat’’ fikri bu ilişkide oldukça fazladır. Çocuklara başta abartılı bir şekilde sunulmamıştır, fakat olan şey budur. Babalarının komplekssiz biri olması, onlarla arkadaş gibi olması filmdeki en tatlı sahneleri oluşturur. Babaya baktığınız zaman, hayatı önüne geldiği şekilde yaşamaktan kaçamamış, fakat bunu dert etmemiş ve oyunu kuralına göre oynamış, mutlu birini görürsünüz. Eğer aynı evde yaşıyor olsalardı durum aynı mı olurdu bilemiyorum fakat mutlu bir babanın çok şey demek olduğuna eminim.

Babanın bir cümlesi üzerine uzun süre düşündüm. Mason kız arkadaşından ayrıldıktan sonra iki arkadaş gibi konuştukları sohbetlerinde, ‘’kadınların hiçbir zaman tatmin olamayacağından’’ bahsetti. Bu o kadar gerçeğe yakın bir cümle ki, film de bunu tasdikliyor. Annenin sürekli değişen hayatı, eşleri, saçları. En önemli örneklerden.
Filmde en çok değişim yaşayan şey karakterlerin saçları. Mason’un belki sürekli değişmesi gerekir bu olağandır fakat annenin hayatı karmaşıkken ve mutsuzken hep daha da kısalmakta.

Üniversitede hoca olan adamla ve şükran yemeği sırasında etkilendiği diğer adamla olan evlilikleri sırasında her şeyi düzene koymaya çalışan bir kadın görürüz. Kendi güçlü bir karakterdir, fakat evlenmek üzere seçtiği adamlardaki ortak tek özellik öfke kontrolü olmayan, kompleksli, kendilerine verdikleri değer her şeyden fazla olan adamlar. Dolayısıyla bardağın dışından baktığımızda durum olağan fakat bardağın içinden çıkmayı henüz başaramamış anne için epey zordur. Seçimler sonucu olayların bu noktaya geldiğinden habersiz bir şekilde hayatı suçlar. Belki kısa bir anlığına da olsa ‘’babanın çocukları almaya geldiği gün, arabada yeni eşi ve bebeğini gördüğü an’’ birçok şeyi düşünmüştür.

Son eşiyle birlikteyken, Mason’ın 15 yaşına bastığı doğum gününde Mason eve geç gelir. Evde parti değil ama küçük bir toplantı vardır. Mason eve girdiği an, üvey baba statüsündeki adam bacak bacak üzerine atmış bir şekilde, saatin kaç olduğunu sorar. Bizler önce bu da diğer adam gibi, çocukların üzerinde çok hakkı varmışçasına gereksiz yere karışıyor diye düşünürken, anlarız ki, aslında Mason’ın doğum günü olduğu için saati soruyor. Saat 12’yi geçtiği için.. Ters köşe olduğumuzu zannederiz. Fakat sonraki gecelerden birinde içmiş bir şekilde Mason’a kurduğu aptalca cümleler sonrasında aslında düşündüğümüz gibi bir adam olduğuna emin oluruz.

Mason gerçekten görebilen, sanata eğilimi yüksek, zeki bir çocuktur. Annesinin hangi adamla evleneceğinin mesajını bile bize bir bakışıyla verir. Fotoğraf makinesiyle anı kendine kaydeder. Okuldaki dersinden çıkıp, kendi dersiyle ilgisi olmayan karanlık odadayken hocası gelir, orada bulunmaması gerektiğini, kendi dersiyle ilgilenmesini söylemesinin yanı sıra, adamın kafa açıcı cümlelerini severiz. Sanattan yana olmak ve sanatçı olduğunda bir bardak kahve satın alamayacağıyla ilgili cümleler kurar. Bunları söylemek zorunda hisseder. Fakat yine de sanatını icra edebilmesi için Mason’a futbol maçının fotoğraflarını çekip çekemeyeceğini sorar. Mason kabul eder. Çünkü her neyi çekerse çeksin, kendi bakışıyla onları çok daha güzelleştirecektir.

Bazen bir cümle çok şeyi değiştirebilir. Bunun en güzel örneklerinden birisi de Mason’ın annesinin bahçede boruları tamir eden tesisatçı çocuğa– akıllı bir çocuksun, bence üniversiteye gitmelisin demesidir. Bunun ardından belki 1 2 yıl geçer, Mason, Samantha ve annesi bir kafede yemek siparişi edeceklerken, yanlarına tesisatçı çocuk gelir. Orada yönetici olmuş, üniversitede tez yazmaktadır. Masaya gelip, teşekkürlerini iletir. Sizin sayenizde yaptım her şeyi, bana harika bir yol gösterdiniz der. Tatmin olmayı hiçbir zaman becerememiş annenin gözlerinde ilk kez gerçek gülümsemeyi gördüğümüz anlardan biridir. Bu yüzden ben her zaman akla gelen her cümlenin, karşıya bir şekilde iletilmesi taraftarıyımdır. Her zaman kafa açıcı, yol gösterici, güzel bir şey yapacak olabilirsiniz.

Yaşamda yeni alınan kararların her zaman olumsuza yakın şeyleri yakınımıza getireceğinden eminim. Çünkü karar almak doğanın kanununu hiçe saymak gibi bir anlama çıkar çoğu zaman. Alınan her yeni karar kişinin kendiyle savaşması demektir. Kendine söz vermek, en önemli şeylerden biridir ve korkunç bir yük getirir beraberinde. Annenin ‘’dikiş tutturamadığı ilişkileri, yaşamayı beceremediği büyük evler, onda yeni bir karar alma mekanizmasını uyarır. Hayal ettiği şeyler daha önce azımsadığı şeylerdir. Yani Bekar ve sade bir yaşam. Tam da bunu başardığı sırada, yapayalnız kaldığını fark eder. Sıradaki ihtişamlı olayın, kendisinin cenaze töreni olduğunu düşünür. Yine bardağın dışından baktığımızda, hiç tatmin olamamış, gücü seven bireylerin tüm karmaşanın sonunda ‘’hiç için öyküler’’ yazanlardan biri olması pek de şaşırtıcı değil.

Aslında annenin yaşam formuna yakın bir düşünceyle yaklaşmak istersek, ben de hiçbir zaman istediğimiz gibi bir hayat yaşayamayacağımızı düşünenlerdenim. Her zaman hayal kırıklığı ile bezenmiş hayatlarla yola devam ediyor olacağız. Anlattığımız, anlatacağımız şeyler her zaman biraz acı ve tecrübe verecek. Ve hayalimizdeki ilişkinin ne içindeyken anlayacağız doğru mu diye, ne de çıktığımızda, çünkü ikisinde de aynı kişi olmayacağız. Umarım Mason’ın son sahnede tanıştığı kız gibi, biter hepimizin filmleri.

Ve evet sen anı yakalayamazsın, an seni yakalar.

Inception (2010)

inception_sineptik

Cobb, insanların rüyasına girerek fikir çalmayı meslek haline getirmiştir. Fakat edindiği bu meslek, onun hayatta en çok sevdiği şeyi kaybetmesine neden olurken, üzerine bir de aranan bir suçlu haline getirmiştir. Önüne gelen son işte ise bu suçlamaların kaldırılacağı teklif sunulur. … Detay

Kış Uykusu (2014)

kisuykusu_sineptik

Yıllardır tiyatro oyunculuğu yapmış bir adam Kapadokya’da bir otel işleten, evleri dükkanları olan, yerel bir gazeteye köşe yazarlığı yapan , kitap yazan kendi halinde bir adam haline gelmiştir. Entelektüel birikimi olan kahramanımızın o izin verdiği kadarıyla iç dünyasına yolculuk edip … Detay

Tabutta Rövaşata (1996)

tabuttarovasata_sineptik

Şu önünüzden geçen üstü başı yırtık, saçı başı dağılmış, aç açıkta gezinen biçare ne yer ne içer, nerede yatar hatta nasıl ve kime aşık olur diye samimiyetle bakabilmiş ve bunu sinematografik olarak belgelemiş , Mahsun Süpertitiz karakteri ile yedinci sanata … Detay

Nymphomaniac: Vol. I (2013)

nymphomaniac_vol_1_sineptik

Bir bey amcanın , daha önce hiç görmediği yüzü gözü yara bere içinde olan bir kadınla tesadüfen karşılaşıp , kadına yardım etmesiyle başlayan film amcanın kadının geçmişini merak etmesiyle(yaşlı merakı işte) devam eder. Anlaşılmak gibi bir derdi olmayan kahramanımız da … Detay