Tag Archives: Kadın

sineptik_bulanti

Bulantı (2015)

Bir eşi ve  bir çocuğu olan bir amcanın bunun haricinde bir de gizli gizli buluştuğu bir sevgilisi vardır. Bir gün eşi ve çocuğu , kendisini terkettikten sonra yolda kaza geçirip , ölürler ama Bey amca hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam eder.

Bu filmi seyretmedimBu filmi seyrettim

IMDB

Bulanti (2015)
Bulanti poster Rating: N/A/10 (N/A votes)
Director: Zeki Demirkubuz
Writer: Zeki Demirkubuz
Stars: Zeki Demirkubuz
Runtime: N/A
Rated: N/A
Genre: Drama
Released: 02 Oct 2015
Plot: N/A

Hedef Kitle

Etiketler

Saçma , ego , bencil , seks , kadın , yaşam , amaç , hissetmek

Detay

  • “Bekleme Odası” filminin başrolündeki karakterini özleyenler için bir hasret giderme seansı olabilir.
  • “Ercan Kesal ‘in o gerçekçi dozajından bir kuble almak da yeter bana” diyenleri de çekebilir.
  • Gerçek öpüşme sahnesi şu ana kadar filmlerinde var olmayan yönetmenin “bu filminde nasıl acaba” diye meraktan izlenebilir.
  • Dram türünde ilerleyen Zeki amca bu filminde yer yer sizi güldürebilir.
  • Bu sefer hangi kapı açılacak acaba durduk yere merakı bile tek başına yetebilir.

Fragman

Sık Sorulan Sorular
Burası filmle ilgili akla takılan “ya neden neden” deyip kafayı yiyebilmeye kadar götürecek sorulara adanmıştır.Filmi seyretmeyenlerin okuması bir faciaya yol açabilir.

Dünya’nın kendi etrafında dönüp dönmemesi bile umrunda olmayan , kadın değil de seks merakı olan biri , filmin ana karakteri. Şaşırtıcı olan da , bu adam edebiyat öğretmeni , okuyan bir insan. Kitaplardan beslenen , belki de beslendikçe hissizleşen bir insan. Gerçeklikten kopan biri. Duygulara bu kadar yabancı olabilir ama hormonlar ancak kimyasal ilaçlarla öldürülebilir. O kalmış durumda. Kadınlarla konuşurken genelde kadınlar konuşuyor ve başlangıcı hep kadınlar yapıyor. O hep çağırılan kişi hiç bir kadına telefon etmiyor telefonu bile açmıyor. Hiç kimse için ısrar etmiyor. Ara dediği kızın telefonunu bile açmıyor. Bunun için istifini bozacak bir adam değil. Tam bir vurdumduymaz başkaları için. Kızla buluşuyorlar , galiba kendisi arıyor. Libido ağır basıyor. Kendini direk ilgilendiren bir durum bu. Buna kayıtsız kalamıyor.

Giden eşi için sarfettiği bir çaba bile yok. Çocuğu için olsun en azından , ona da yok. Birine gitme diyecek kadar “gurursuz” değil. Onlar “sensiz olamam” demeli “sen de gel”demeli. Gözlüğünün kırılması ile daha çok ilgili bu adam. Ama eşi giderse gitsin  , evde kendine hizmet eden bir kadın var. Yine etkilenmiyor. Ayriyeten seviştiği bir kadın da mevcut. İhtiyaçları gideriliyor. Sonraki sahnelerde çocuğunun beşikteyken kamera ile kendi çektiği filmi izliyoruz. Ailenin seyredeni bu adam aynı zamanda. Sadece kayda alıyor  an’a dahil değil. Hikayenin bir parçası değil. Kıyısında yaşamın.

Biriyle oturup dışarda bir şeyler içeyim , bir arkadaşımla iki sohbet edeyim. Hiç böyle şeyler yok. Mesele sadece kadınlar değil yani. Bu adam annesi babası ile de konuşmuyor. Kardeşine “neden geldin” diyor. Kardeşi , neden geldiğini anlatmak zorunda kalıyor uzun uzun.

Çocuğu ile aralarında az çok bir duygusal ilişki var. Çocuk otobüsten el sallıyor bir heyecanla. Ama çocuk bu , kolay sever insanı. Evin içinde hiçbir şey yapmasa da yanında yaşayan insandan etkilenir , alışır. Kadın zerre bakmıyor yüzüne.

Evinde , kendine yardım ettiği kadının kendisinden bir beklentisi yok , maaş dışında. Ona beraber yemek yeme teklifinde bulunuyor. Bu teklifi sonucunda borçlu çıkmayacağını biliyor. Ama kadın , eşinden bahsedip gözleri dolduğunda adam yine öyle boş boş bakıyor.

İkinci beraber olduğu kadının dayak yemesine şahit oluyor. Büyük ihtimal bunu duysa hayatına yine hiçbir şey olmamış gibi devam ederdi. Ama beklemediğimiz bir şey oluyor. Hastaneye gidip onu görmek istiyor. Baya baya merak ediyor. Gözünün önünde ceryan eden olaydan insan daha fazla etkilenir. Böyle bir adama hissettirmek için de yaşanan olayın şiddetinin artması gerekir.

Artık bizim bildiğimiz etrafında kadın kalmadı. Tam bir tek başınalık. Doktorunun dediği gibi “anormal özelliği diğer insanlardan üstün kılsa da insan istemez o özelliği”.(Ercan amca seni daha fazla filmde görmek istiyoruz. Saygılar) Evin içinde mum arıyor. Evine tamamiyle yabancı bir adamın istediğini bulması çok zor. Birdenbire çalan bir kapı , aynı Dostoyevski’nin umutsuzluk satırlarını okuduktan sonra kendi kendine açılan bir kapı gibi. Burada sadece umut biraz daha yüksek , kapıyı açan bir insan tek başınalığını alan. Mum bittiğinde o umut da gidecek. Kalan mumla ona ulaşmak  , karanlığını tamamiyle alıp götürecek.  Karanlığın içinde sizi düşünen biri var. Üstelik de aydınlatan. Alabildiğine bencilseniz oturur ağlarsınız. Yardımınıza koştu çünkü o kişi. Olaylardan yavaş yavaş rahatsız olan bir adam var. Ama elektrik geldiğinde ondan hemen duyarlı bir insan olmasını beklemeyin. Biraz zamana ihtiyacı var.

Not : Karanlıkta kadının elinde mum görünce ağlanan bir başka film daha var aslında. Bir Zamanlar Anadolu’da

Not 2 : Filmin baştan sona Albert Camus’nun “Yabancı” adlı eserine selam çaktığını söyleyebilirim.

Sivas (2014)

Sivas

Aslan,  ilkokula giden, köyde yaşayan, iç anadolu şivesi ile konuşan afacan bir çocuk olmasının yanında okuldaki sınıf arkadaşı Ayşe’ye de baygındır. Aslan’ın sevdiceğine ulaşabilmek için verdiği uğraşlar ve sahibi olduğu köpek ile olan maceraları filmin ana temasını oluşturur. Detay

Bad Boy Bubby (1993)

bad_boy_bubby_sineptik

Aşina olduğumuz anne-oğul ilişkisinin oldukça dışında bir yapım. Venedik jüri özel ödüllü film, 35 yıldır sapık annesinin; “dışarda korkunç bir zehir var, çıkarsan ölürsün” cümleleriyle eve kapatılan Bubby’nin, bir gün dışarı çıkmasıyla başlayan olaylar silsilesini anlatır. Detay

Lost Highway (1997)

sineptik_losthighway-1024x533

Orta yaşta , bir gece kulübünde saksafon çalarak hayatını idame ettirmeye çalışan bir müzisyen cinsel açıdan bazı problemleri olup aksi gibi çok seksi de bir eşe sahiptir. Bu iki zıtlık, beyinin içinde birbirini itip de kafayı fiziksel olarak patlatmaya götürecek … Detay