Tag Archives: Öfke

pieta_sineptik

Pieta (2012)

Bir tefecinin verdiği paranın geri dönüşümü ile ilgilenen kimsesiz büyümüş bir adam duygusuzca işini yapmaktadır. Yaşantısında yapayalnız olan bu adamın bir gün hayatına beklemediği bir anda bir kadın girer. Ama onun dünyasında bir ikinciye yer var mı bakalım.

Bu filmi seyretmedimBu filmi seyrettim

IMDB

Pieta (2012)
Pieta poster Rating: 7.2/10 (7,252 votes)
Director: Ki-duk Kim
Writer: Ki-duk Kim
Stars: Min-soo Jo, Jung-Jin Lee, Ki-Hong Woo, Eunjin Kang
Runtime: 104 min
Rated: N/A
Genre: Drama
Released: 06 Sep 2012
Plot: A loan shark is forced to reconsider his violent lifestyle after the arrival of a mysterious woman claiming to be his long-lost mother.

Hedef Kitle

Etiketler

ruh, duygu, nefret, öfke, şiir , çaresiz , gelecek , para

Detay

  • “İnsanın kötülükle buluşması tam olarak hangi vakitte vuku bulur” sorusuna film az çok yardımcı olabilir.
  • Kim ki duk’un o bilindik simgesel anlatım tarzına aşina veya hoşlanıyorsanız bundan , sizin için zaman kaybı veya şaşırtıcı olmayabilir. Şaşırtıcı olmaması da çok hoşunuza gidebilir.
  • Sevgiden mahrum bırakılmış insanın girdiği çıkmaz mıdır duygusuzluk , inanır mıyız buna durduk yere. Belki sebepleriniz olabilir bu film ile.
  • “Bir insan ömrünü neye vermeli ?” sorusu ile düşüncelere daldığınızda bu film aklınıza gelebilir.

Fragman

Sık Sorulan Sorular
Burası filmle ilgili akla takılan “ya neden neden” deyip kafayı yiyebilmeye kadar götürecek sorulara adanmıştır.Filmi seyretmeyenlerin okuması bir faciaya yol açabilir.

Pieta denince ilk akla gelen Michalengelo’nun San Pietro’da saklanan heykelidir desem çok fena bir yalan olur. Çünkü ben de film ile böyle bir heykel olduğunu öğrendim. Halbuki Vatikan’a  gidip o kiliseye girmişliğim , eski papaların mezarlarını gezmişliğim vardır. Zaten bu eser dışında başka bir tanesi de aklımda kalmamış. Kiliseleri severim , o güzel sessizlikte bir huzur verir bana hiç yoktan. Sanırım bunla çok meşguldüm , atladım böyle detayları.

Tüm duygularını aldırmış bir adam , yok yok hislerini gömmüş bir adam , derine çok derine. Hissetmesi kolay değil bu adamın. Onu hedefinden saptıracak hiçbir engel yok , önüne çıkan bütün o çaresizlik timsali insanlarla empati kurmasını beklemek , her sahnede bizi de ümitsiz kılıyor. Bir makinadan pek bir farkı yok. Yazılımı yüklenmiş o ne dese yapıyor. Sadece uykusunda bir şeyler hissediyor. O içgüdüsüne bir tek orada mani olamıyor. Çünkü hayatında hiç kimse yok ve mastürbasyonu da  uyanıkken yaptığına hiç şahit olmuyoruz. Kestiği tavuğu sağa sola atan, kanlı dağınık orada duran tavuğun etinden geriye kalan kısımlarını ayağı ile iterek hayata devam ediyor. Ama sabah kalkıp dişini fırçalayacak kadar dişine bağımlı. Bir çok iyi insan bunu yapmıyordur. Diş ağrısına karşı koyamadığından mı acaba? Ne kadar sert olursan ol , o acı fenadır çünkü. Yönetmen bizi bu konuda aydınlatacak pek bilgi vermiyor. O yüzden ne desek çok havada kalır.

Hayatta tek bir amacı var , ödenmesi gereken tarihte hala ödenmemiş paraları geri almak. Bu konuda hiç kimseye ayrıcalık tanımıyor. Bir başkasına göstermiş olduğu  bir sevgi örneği yok şu ana kadar süregelen yaşamında. Bir insanın canının acıması , sakat kalması , sakat kaldıktan sonra geride kalanların uğradığı büyük şok , bunlar elbette aklından geçiyor ama “o da parasını ödeseydi” şeklinde bir açıklama ile hepsini defedebiliyor kafasından. Beyinden vücudun herhangi bir bölgesine uyarmalar gerçekleşse bile , vücudun bunu anlayabilecek bir geçmişi yok. Bu yüzden de düşünce çok düz mantıkla çalışıyor. Parayı vereceğiz dediler , vermediler. Ben de sakatladım. Parayı aldım böylelikle. Bu bir anlaşma sonuçta. Böyle olacağını parayı alırken biliyorlardı. Hislerinizi bir kenara bırakın bir kaç saniye. Sizin de böyle düşünmeniz çok olası.

Filmin başında tekerlekli sandalyede bir adamın intihar ettiğine şahit oluyoruz. Bu kişinin kendisini anne olarak tanıtan kadının oğlu olduğunu filmin sonlarına doğru anlıyoruz. O zamana kadar da hep annesi olduğunu düşünmüştüm. Sadece eve girip birdenbire bulaşığı yıkaması ve tuvaletteki o artıkları temizlemesi tuhaf gelmişti. Bu biraz bu kişinin ön yargılı geldiğini kanıtlıyordu. İlgiye muhtaç  bir insanın böyle yapacağını düşünen anne , onunla ilgilenerek ona bir bakıma paylaşmanın , yardımlaşmanın iyi bir şey olduğunu hayatı sıradanlıktan kurtardığını kanıtlamaya çalışıyordu. Kısacası hayata biraz duygu katmak ve bu biriken duygu ile vicdan oluşturup bu kişide kendi çektiği acıyı ona da hissettirmek amaçlı bir plandı bu. Gerçekten annesi olsa bunu evin içine direk dalarak yapmazdı. Orada anlamalıydık.

Çok şey öğretti annesi ona. Bir insanla eğlenmek diye bir şeyin var olduğunu , sevdikçe zaman üstü boyutlarda yaşadığını , düz mantıktan uzaklaşıp hisleriyle düşünmeye başlamayı,başkalarının da sevdiklerine bu denli düşkün olduklarını , bunun beraberinde kaybetme korkusunu ve kaybettiklerinde ya da sevdikleri acı çektiklerinde yaşadıkları o müthiş acıyı. O gelene kadar hiç böyle bir korkusu yoktu. O varken artık şu anki yaptığı işi bitirmeye karar verdi. Bundan sonrasını annesi ile geçirmek istiyordu , ondan önce yaptığı işlere bir yenisini eklemek istemiyordu. Şu anki hayatıyla mutluydu. “Mutluluk diye bir şey varmış” der alıp karşınıza konuşsanız.

İşte tam bu noktada annenin öldürücü darbesi geldi. Gang – Do’nun sevdiği bir şeyi kaybetmesi gerekiyordu. Ancak böyle anlayabilirdi sevdiği birini kaybetmenin ne demek olduğunu. Çekip giden bir anne bunu yapamazdı , çünkü çekip gitmesi hala umudu yeşertirdi , onu umutsuz kılacak bir şey lazımdı. O da ölümdü. Annenin planı gerçekten bir harikaydı. Önce sakat bırakılan sonra intihar eden oğlunun yanında kendi de gitmek istedi ama Gang – Do ‘yu bu dünyada acılar içinde bırakmak istiyordu öncelikle. Başardı da  , annesinin ölümünden kendini sorumlu tutuyordu artık , geçmişte yaptıklarının hepsi , bu ölümü getirmişti. Sadece o suçluydu.

Ama hala bencil statüsünde diyebiliriz Gang-Do için. Annesi ölmese o içine ettiği yaşamlardan uzak mutlu mesut yaşayacaktı. Bir anda hiç görmediği bir mutlulukla doldu , zirvelere çıktı , sonra bir anda baş aşağı çakıldı. İlk baştaki karakter hayatın anlamsız olduğunu düşünmüyordu. Hayat böyleymiş deyip yaşıyordu. Ama şimdi her şey boş gelmeye başladı. Ve sakat bırakarak kaderini çizdiği insanlardan birini seçerek onların da kendi kaderini belirlemesine izin verdi, kanıyla.

Kim ki duk’un filmlerinde şu ana kadar görmediğim bir ayrıntı çekti ilgimi bu filmde . Tecavüz sahnesinde kamerayla oynaması sanki yanıbaşımda yaşıyormuşum hissiyatı verdi. Filmlerde çok yaşanan artık kanıksadığımız , çekirdek çitleyerek izlediğimiz sahnelere karşı bulunmuş bir çözümmüş , bir teknikmiş gibi geldi bana.  Hala dikkatini toparlamamış seyirciye küçük bir uyarıydı. Altı çizilmiş bir tecavüz sahnesindeki kadının kendi annesi olduğu için yaşadığımız rahatsızlığı(kadının kendini affettirmek için oğlunu durdurmaması , kendini bırakması) bir de annesi olmadığını bir zamanlar sakat bıraktığı ve sonra bu yüzden intihar eden bir adamın annesi olduğunu öğrendiğimizde baştan bir kez daha rahatsız olduk. (intikam planı uğruna karşı koymaması) Bir sahneden zaman geçtikçe birden fazla anlam , dram çıktı.

Whiplash (2014)

whiplash_sineptik

19 yaşındaki bir konservatuar öğrencisinin tutkusu ve hayali, adından bahsedilecek şekilde bateri çalmaktır.Konservatuarda sıradışı bir şekilde zor tatmin olan bir öğretmenine kendini beğendirmek , onun için iyi olmak anlamına gelince yokuş yukarı bir koşu başlar. Bu yol da öyle düz asfalt bir yol … Detay

Kış Uykusu (2014)

kisuykusu_sineptik

Yıllardır tiyatro oyunculuğu yapmış bir adam Kapadokya’da bir otel işleten, evleri dükkanları olan, yerel bir gazeteye köşe yazarlığı yapan , kitap yazan kendi halinde bir adam haline gelmiştir. Entelektüel birikimi olan kahramanımızın o izin verdiği kadarıyla iç dünyasına yolculuk edip … Detay

Dogville (2003)

dogville_sineptik

Gangsterlerden kaçıp Dogville kasabasına sığınan dünyada tek kötülüğün sadece kaçtığı kişilerden gelebileceğini düşünen üstüne fena derecede iyilik  bulaşmış bir yabancı hanımefendinin yaşadıklarını aşama aşama konu alan film, gün geçtikçe her birisinin farklı bir hikayesi olan kasaba ahalisini ve o kaçak … Detay